Gebelikte Yaşanan Sorunlar ve Tedavisi

Bu Yazıya Puan Vermek İster misin?

 

Gebelikte yaşanan en belirgin sıkıntılar, mide bulantısı, baş dönmesi, depresyon gösterilir. Ancak hamileliğin getirdiği daha farklı sorunlarla da karşılaşabilirsiniz.

Gebe kalmanın getireceği duyguları ve sorumluluğu, anne ve babanın birlikte taşıması gerekir. Çocuk, iki kişinindir. Eşler bu dönemde birbirlerine karşı daha anlayışlı ve daha fedakâr davranmalıdır. Karşılıklı yardımlaşmalar, ruhsal ve bedensel davranışlarda uyumluluk, iyi bir gebeliğin sosyal koşullarını oluşturur.

 

 

Gebeliğin İlk 3 ayı

İlk 3 ay çok önemlidir. Düşükler en çok bu aylarda görünür. Vücut yeni bir duruma alışma evresindedir. Az veya çok organizma zorlanacaktır. Bu dönemin en çok görülen ve en sıkıcı şikayetleri olan bulantı ve kusmalar, gebeliğin üçüncü haftasından sonra başlar ve dördüncü aya kadar devam eder.

Bu şikayetler genellikle sabah uyanınca meydana çıktığından, kahvaltıların yatakta yapılması uygundur. Kahvaltıdan sonra 15-20 dakika yatılması gerekir. Yemeklerde gazoz içilmesi yararlıdır. Gün boyu, sık sık, fakat azar azar yemek yemeli ve her yemekten sonra biraz yatarak istirahat edilmelidir. Gıdalara da dikkat edilmeli, pirinç, patates ve pasta yemeli; çok yağlı yemekler, kızartmalar azaltılmalıdır.

Mide rahatsızlıklarının yanında ekşime ve yanma çok sık görülür. Bunlar gebeliğin başından doğuma kadar devam edebilir.

 

 

Gebeliğin İkinci Üç Ayı

Gebeliğin ikinci üç ayında, anne vücudu ile rahim içi oluşumu birbirine alışır. Sıkıntılar genellikle ortadan kalkar.

Rahim çok büyümüştür. Düşük tehdidi çok azalmıştır. Gebeliğin en rahat dönemidir, Yalnız dördüncü aydan sonra damar şikâyetleri başlar. Bazen çok az, bazen çok şiddetli olabilir, Varisler, bunların en önemlilerindendir.

Gebe rahim büyüdükçe, batının arka duvarındaki büyük damarlar baskı görür. Bunun neticesinde, alt taraftaki kara kan damarları şişer, ağrılar görülür. Bu durumlarda ayakta fazla durmamak, hafif yürüyüşler yapmak çok faydalıdır.
Otururken ve yatarken ayaklara hafif destek koyarak meyilli tutulmalıdır. Varis çorapları giymek, alınacak ilâçlardan daha faydalıdır.

Bu aylarda meydana gelen önemli bir şikâyet de hemeroitlerdir. Buna halk arasında basur memesi denir. Kabızlık, hemeroit şikâyetlerini artırır. Ayrıca acı, biberli, baharatlı yemeklerden uzak durmalıdır. Yardımcı ilâçlar, ancak hekim tavsiyesiyle alınmalıdır. Çok kere mevzii pomatlar, gliserinli fitiller, sıkıntıların azalmasına yardımcı olur.

Varis ve hemeroitler gebelik bitiminde kaybolabilir. Ancak gebelik öncesi bu gibi şikâyetleri olanların hastalıkları maalesef biraz daha artar.

İkinci üç ayda, gebe organizmanın kalsiyum ve C vitamini ihtiyacı artar. C vitaminleri eksikliklerinde, diş etleri kanamaları, dilde şişmeler meydana gelir. Kalsiyum eksikliklerinde ise, vücutta kasılmalar, titremeler, terlemeler, kramplar olur. Limon, greyfurt, portakal, yeşil salata ve yumurta gibi gıdalar fazla alınmalı, bunların da yetersiz kaldığı görülürse, kalsiyum ve C vitamini ilâç olarak verilmelidir.

 

 

Gebeliğin Son Üç Ayı

Son üç ayda rahim epey büyümüştür. Etrafındaki organlara baskı yapar. Bağırsaklara, mesaneye, karın arka duvarındaki büyük damarlara yapılan baskılar, çeşitli şikâyetlere sebep olur. Bu durumlarda, çalışmalarda bir değişiklik yapmaya gerek yoktur. Hafif jimnastik hareketleri, temiz ve açık hava yürüyüşleri, fazla yorucu olmamak şartıyla faydalıdır.

Normal banyolar yapılmalı, ama çok sıcak su kullanılmamalıdır. Çok uzun otobüs ve otomobil seyahatleri yapılmamalıdır. Çünkü şiddetli ve devamlı sarsıntılar zararlı olabilir. Bazen kabızlık, bazen ishal olabilir. Gaz şikâyetleri de vardır. Bunları, ilâçla değil, gıda rejimiyle düzeltmek mümkündür. Gaz yapıcı gıdalardan lâhana, kuru fasulye, soğan yememeli ve bağırsakların düzenli boşaltılmasına dikkat edilmelidir.

Gebelikte kabızlık

Büyüyen rahim, bağırsaklara basınç yapar ve bağırsak hareketleri yavaşlar. Buna, çok çay içmek, elma, muz, ayran, patates ve nişastalı gıdalarda eklenince, kabızlık kaçınılmazdır ve sıkıntılı olur. Dikkat edilecek husus, her gıdayı dengeli almak ve aşırı gıda alışkanlıklarını terketmektir. Düzenli yürüyüş bağırsakları çalıştırır, yaş sebze, erik, üzüm, taze tereyağ ve bal, aşırı kabızlıkları önler. İstenen sonuç alınmazsa, gliserinli fitiller kullanılır. Kuvvetli müshiller alınmamalı ve lavman yapılmamalıdır. İshaller açık çay, ayran, yoğurt, elma, muz, havuç, patates ve pirinç verilerek düzeltilmeli, genel olarak ilaç kullanılmamalıdır.

Bu yazı, DR. Ömer Turgutalp Kadıoğlu tarafından kaleme alınan ” Anne ve Bebeğin Bakımı ” adlı kitaptan derlenmiştir.

Etiketler:

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Sayfa başına git